20100225

adnan serbest

0


yarın çok büyük bir gün olacak benim için.

kale tasarım merkezi'nin organize ettiği KTM209 buluşmasında adnan serbest yer alıyor ve ben o muhteşem ötesi müthiş olacağını tahmin ettiğim organizasyona katılma hakkı kazanan 30 şanslı tasarımcıdan biriyim. (iyi tamam tasarım öğrencisiyim)

dünya çapında tanınmış bir tasarımcı olan adnan serbest ile tanışma fırsatım olacak. ne büyük ne güzel bir hadisedir bu böyle.

serkan abi (hani gökhanın abisi) bana geldiğinde demişti tanıştırayım seni adnan serbest ile diye. o zaman da gözlerimin içi parlamıştı ama bu kadar çabuk olacağını tahmin etmezdim. böyle bir organizasyon olunca fırsat bu fırsat demiş olsa gerek hemen haberdar etti beni. sözünün eri, büyük adammış vesselam.


heyecandan hop oturup hop kalkıyorum, yerimde duramıyorum an itibariyle. ne giysem, ne sorsam, ne söylesem nasıl davransam bilememekteyim.


bugün yeni topuklu ayakkabı aldım, siyah. onu giyeyim. evet evet onu giyeyim. üzerine de uydururum bir şeyler artık.

yarın dönüşte cenk ile görüşme ihtimalimiz var şayet gerçekleşmezse ilk işim günümü sizlerle paylaşmak olacak.
yok uyuyamayacak gibiyim ben bu gece...

20100224

öylesi de varmış böylesi de

2

'sen insan olamazsın!' dedim içimden.
ilk defa insan olabilmeye bu kadar uzak bir erkek gördüm ömrüm hayatımda.
öyle bir varlık ki insanın tanrıya inancını pekiştiriyor. ona baktıkça ondan ziyade tanrıya aşık oluyorsun. nasıl ince ince işlenmiş o kusursuzluk bedenine anlatamam.
bakınız hatunlar; bired pit, aştın keçır, jastin timbırleyk ne bileyim joni dep falan halt etmiş. o derece.
abartmıyorum lan. valla abartmıyorum.
benim gibi, tabiri cazise 'kaşının üzerinde gözü varcı' bir mahluk bile bu denli hayran kalabiliyorsa o yaradılışa vardır bir hikmeti deyin.
alır mıyım pek kendime? kapımda kul köle olsa almam. sonum olur! aç susuz gezerim, asosyalleşirim. eve hapseder 1 metre öteme oturtur baştan aşağıya süzerim bütün gün. hatta uyumam, gece de seyrederim. ömrüm öyle çürür gider. aklını alır o yaratık adamın.
mevlam sahibine bağışlasın diyemem ama o kadar da uzun boylu değil. eheh.
çok istedim fotoğrafını koymayı. gözlerinizle görün istiyorum şuan şiddetle ama kazaya kurban gitmek var bir de. çok sakat.

o değil de tebrik etsenize beni be. dönem sonu not ortalamasında sınıf 2.si olmuşum ben. okul bitse de çalışmaya başlasam diye hevesimden ölüyorum resmen.

bu vik vik teyze çarli di beni öldürecek. ömür törpüsü resmen hayvan yaa!
sabah uyandım mutfaktaki perde yerlerde, sonra ben evde yokken jelibonlarımı da yiyor bu hıyar. aslında bu tip işkencelerine alıştım bir yerde. bir parça görmezden gelebiliyorum.
amaaa bugün yaptığı bitirdi işte beni. çok pardon, özürlerimi kusaraktan marka veriyorum ama gitmiş piyer kardin bavulumun içine işemiş eşşoğlusu. çıldırdım ya, beynim döndü resmen sinirden. armut koltuğuma işiyorsun, kapıların arkasına işiyorsun da gidip de o bavulun içine de işenmez ki bre hıyar!
öyle de isabet yeteneği var ki cenabet hayvanda gidip kameranın objektifini bulmuş işeyecek koca bavulun içinde.
lanet!

çok yorgunum!

20100221

2

dün gökhan geldi. ıspartadan arkadaşım. yeditepe'de endüstri ürünleri tasarımı okuyacak lakin henüz hazırlık.
abisi var, serkan abim. daha önceden tanışmış idik onunla. o da yeditepe endüstri ürünleri tasarımı mezunu. çalışıyor şuanda.
gökhan'a şahane bir yol çiziyor serkan abim. bildiği her şeyi öğretiyor ki gökhan avaredir biraz ona rağmen bir sürü güzel şey öğrenmiş ondan mesleğimize dair.
serkan abim geldi gökhan'dan bir süre sonra. epey lafladık. güzel konuşuyor, güzel anlatıyor. o anlattıkça meslek aşkı kaynaklı yüzümdeki güzümseme biraz daha yayılıyor.
anlattığı her şeyi büyük bir heyecanla dinledim. mutlu oldum.

serkan abim gittikten sonra biraz daha lafladık gökhan'la. gökhan damarlarında alkol dolaşmazken nefes alamadığını idda eden bir adam olduğundan eli kolu dolu geldi. onları tükettikten sonra gecelerin adamı gökhan karnım acıktı bahanesi ile sürükledi beni sokaklara. bişeyler atıştırıp barlar sokağı güzergahından modaya doğru ilerlerken serkan abiyi gördük. onun arkadaşlarıyla tanıştık, kaynaştık derken eh hadi madem gelmişken bir şeyler daha içelim deyip takıldık oraya. hoş sohbetli bir grup insanla daha tanıştım. güzel vakit geçirdim.

sabah moda'da kahvaltı yapmaya gittik gökhan'la. (mecazi anlamda sabah aslında gayet de öğlen) çılgınlar gibi rüzgar esiyordu yanlız, beynim dondu. o sebeple deniz manzaralı çay bahçesi sefamızı kısa kestik.

eve döndüm tekrar. yorgunum.
bu aralar fazla içiyorum, düzensiz yaşıyorum. ne yapalım, sağlık olsun. dersler başlayınca başımı kaşıyacak vaktim olmayacak nasılsa.

yaşamayı seviyorum. ondan hep.

20100220

0

feybukun search kısmında arama yaparken yazdığım ismin sonuna soru işareti koyma isteğim git gide artıyor. hele ki aradığım bir ismi bulamayıp da 'peki bu var mı?' şeklinde ikinci bir isim girerken. of of of!

ve deja-vu sahnede

0

dün sabah nasıl bir sevgi pıtırcıklığı, nasıl bir coşku taşkı vardı üzerimde anlatamam. sanki yeni aşık olmuşum da dünyanın benim için yaratıldığına inanıyormuşumcasına bir mutluluk hali hakimdi üzerimde. yerimde duramadım, çenemi tutamadım, elime koluma hakim olamadım o derece. zaten arkadaşlarım daha fazla evde zapdedilemeyeceğimi anladılar, o sebeple epeyce erken çıktık evden. yine benim ele avuca sığmazlığım yüzünden hiç işi gücü olmayan ezikler tayfası gibi erkenden gittik oturduk konser mekanına o da ayrı bir şapşallık oldu. ama barışı özlemiştim, onu görmek iyi geldi her ne kadar öyle derin sohbet edememiş olsak da.

arkadaşlarımın hepsi birlikte vakit geçirip eğlenme amacıyla geldiler esasen konsere. hiç biri Deja-vu dinleyicisi değildi. (-di diyorum çünkü bu konserden sonra kanaatlerinin değiştiğine inanıyorum) sahnenin en önündeki masaya konuşlandık ama 2. şarkıdan sonra daha fazla oturamayıp kalktım ayağa, ardım sıra diğer arkadaşlarım da kalktı geldi yanıma. bir hoplama bir coşma taşma böyle. ama sadece bizde değil tüm seyircilerde vardı aynı coşkun hal ve hareketler. e o performansa oturabilene aşk olsun zaten. hele ki bir genç bayan vardı bizim gibi ön saflarda kendini yerden yere vurdu konser boyunca. bir headbangler, bir lirik danslar abuuv! hatta ciddi manada yerden yere vurdu kendini öyle ki sahneye kafasını uzatıp iki hoperlörün arasında headbang yaparken kafayı çarptı hoperlörlerden birine. o da değişik bir eğlence anlayışı tecrübesi oldu bizlere.

deja-vu'nun 'duydum ki unutmuşsun' parçasına yaptıkları coverı hep çok beğenmişimdir zaten. konser sırasında çaldıklarında avazım çıktığınca eşlik ettim, hatta parça biter bitmez yine var gücümle 'bi dahaaa!' tezahüratında bulunmaya başladım ki halihazırda ateş topuna dönmüş seyircinin de bu tezahüratıma eşlik etmesini sağlamak hiç de güç olmadı. nitekim bu girişimim başarıyla sonuçlandı ve performanslarını yine o parça ile tamamladılar. bütün arkadaşlarla ikinci çalışlarının çok daha kusursuz olduğu konusunda hemfikir olduk.

tam anlamı ile tadına doyum olmaz muhteşem bir canlı performans izledik.

konserden sonra barışı tebrik amaçlı aldığım alkolünde verdiği cesaret ile cenkin kuliste olacağını bile bile kulise girdim. barış 'ben bir çişe gideyim' demek sureti ile terketti kulisi öyle mal gibi kaldık ortada. cenke baktım şöyle bir sonra konuşmaya başladık. geçmişten bahsederken bir parça sitem doluydu bana ama 'altından çok sular aktı' diyecek kadar da kararlı konuştu.
gerçekten özlemişiz birbirimizi. kulisteki arkadaşlarıma ve tanımadığım bir kısım şahsa rağmen ağzımı yüzümü sıkıştırarak sevgi gösterisinde bulundu bana. ne kadar az rastlanır türden bir insan olduğunu bir kez daha anlamış oldum.

yeniden hoş geldin hayatıma cenk sönmez. umarım elveda ile sonlanmayacak son hoş geldinimiz olacak bu...

NOT: yarın deja-vu'nun 2 hafta sonra çıkacak albümünün yepisyeni şarkılarından birinin klip çekimi için seçmeler olacak şişlide. yine sercanımın gazı ile 'iyiii. gideriiim' dedim.
açıkcası o kadar hevesli değilim bazı sebeplerden ötürü klipre oynamaya. esas orada bulunma amacım çişe gittikten sonra dönüp kulise girmesi ile çıkması bir olan barış beyin ayıbını yüzüne vurmak olacak sanırım.

NOT 2: deniz (KURBAN), ali (ÇİLEKEŞ)'den sonra barış beyin de penasını; nacizene görüşüm olarak yeni nesil rock müzik adına en kaliteli müziği yapan grupların neyi var neyi yoksa topladığım koleksiyonuma katmış bulunmaktayım. yakında deniz'in koltuklarını, cenk'in parfümlerini ve barış'ın tişörtlerini falan da yüklenip gelmek suretiyle zaten hak ettikleri değeri hiç bir zaman görememiş bu nacizane grupları hepten çulsuz bırakacağım efendim.

NOT3: evet, ilkokula yeni başlayacak mini mini bir çocuğun coşkusuna sahip olan ben, yine o mini mini çocuğumuzun yapacağı türden bir kafasızlık yaparak fotoğraf makinemi almayı unuttum yanıma konsere giderken. yarın şişliye giderken makinemi yanıma almayı unutmayıp deja-vu üyelerini boy sırasına dizmek sureti ile hiç değilse son derece durgun bir fotoğrafa sahip olacağımı temenni ediyorum.

NOT4: buraya kadar okuyabildiysen yazımı, dediklerimi dikkate al artık lütfen okuyucu. seni sevdiğimi biliyorsun, benden sana bir kıyak olsun bu da. en yakın tarihteki deja-vu konserine gidip hiç bir hekimin yapamayacağı kulakların pasını temizletme operasyonunu endorfinin uç noktalarında gezerken çok cüz-i bir ücret karşılığında yaptırabilirsin. hatta ben seni en yakın deja-vu konseri hakkında bilgilendiririm, korkma. eheh.
0

cenkle barıştım. çok özleşmişiz resmen. kafam bi milyon, kulaklarım sağır, arkadaşlarım yanımda hala...
sonra anlatacağım.
ama özlemişim işte onu. çok özlemişim!

20100218

konser

0

yarın deja-vu konserine gidiyoruz arkadaşlarla.
taksim pulpta çıkıyorlarmış.
garip bir konser olacak benim açımdan.

ciddi manada garip bir konser olacak...

heyecanlıyım. hem film gibi hayatıma ilginç bir sahne daha ekleneceği için, hem de en son konsere 8-9 ay önce gittiğim için.
kurbanın albümü çıksa da o konser senin, bu konser benim diyerekten müziğe doysam.

bakalım, bakalım neler olacak?