20090331

melmeket

13

ben memleketime her geldiğimde hasta olmak zorunda değilim ki yaaa! biri bunu bünyeme hatırlatmalı. tamam ne güzel istanbulda bir başımayken hasta olmuyorum ama her geldiğimde de hasta olmak gibi bir zorunluluğum yok.
dakikada 11 kere hapşurdum! siz yapabilir misiniz bunu sevgili blog alemi? hııı? size soruyorum?

20090327

küfür

2

ağzını gırdımın bloguu!! senin yüzünden kavga ettik nan!!!

20090326

etiketsiz

0

ne bu yaaaa!! bu ne yaaa!! ne yapacam ben bu etiketsiz aşkı yaa!!
gidip gidip denize bi daha aşık oluyorum bi daha aşık oluyorum yapıştıracak birini yakıştıramadıkça, daaa olmaz yani böyle yaa!
bu ne acı bu ne isyan be!

kıçıma sokucam ben bu aşkı en son kıçıma!

20090325

bııyyyhhh!!

0

ne bu haller bendeki yaa! dün hadisenin dümtektek'e çektiği klibi izlerken ağladım, bugün de çıkıp çıkıp duran bir süt reklamı var her çıktığında gölzerim bulutlanıyor. ulan ne saçma bir insan oldum ben böle yaa!
menapozda değilim, olamam. hamile hiç değilim hiç olamam. e o zaman ne bu duygusallık bu ağlak haller?
ilk defa olmuyor bu geçen yıl da hepsi grubunun 4 peynirli pizza şarkısında ağlamıştım da... teeyyy ehehehe :D çok komiğim nan!
içimde bastırılmış bir emo mu var ne. kendime bile itiraf etmekten korkuyorum bunu ahahah :D

şimdi o değil de hazır yeni kayıt demişken yazıvereyim bu başlığın altında.
gökhanla az bişeyler yaşadık biz geçende. ama o kadar. ben uzaklaşmaya da başladım. kendisine de söyledim bunu 'keserim' şeklinde bir tepki verdi. sevgili falan değiliz ki olmayacağız da. ama hep hayatımda ol diyor. böyle az biraz bişeyler yaşadıktan sonra da ben devamlı nasıl olayım onun hayatında ki. gidesim var benim.
mucize üstüne mucize oluyordu ya. hadi devam o zaman. yine olsun. tam yeri tam zamanı şuan. bu ruh haliyle bi sakatlık çıkarıcam yoksa!

kafa kazan oldu yaaa!!

20090316

0

bugün görüştük. ayrılırken öyle bir sıkı sarıldı kii!!
hassasiyetimin olduğunu biliyor gibi. bu adam benim hakkımdaki herşeyi biliyor gibi yaa! blogumu okuyor olabilir mi acaba :)

yapamadım yapamam ki

0

gökhan hayatıma girdiğinden beri ilk defa gördüm denizi biryerlerde. biryerler video klipler ropörtajlar falan tabi. maksadım gökhanı görmekti aslında ama deniz de olunca yanında olmadı.
yapamam ki ben yaa. ben bu adamı içimden atamam ki ortada pek de bir sebep yokken. ama gökhanla bişeyler olursa aramızda deniz hayal olarak kalır sonsuza kadar. gerçi farklı bişey düşünmüyorum ona dair, mantığımı yitirmediğim sürece de düşünmeyeceğim ama yine de bir şekilde pişman olmaktan korkuyorum.
bugün saatlerce konuşmadık. saatlerce konuştuk da öyle 5 saat 10 saat falan değil. o sebeplen uzaklaşmamak için göreyim istedim zaten gökhanı ama daha da ters tepti. böyle giderse kaybedecek beni. hiç istemiyorum ama öyle olacak.
deniz bana sağlam yamuk yapmadığı sürece atamayacağım içimden sanırım. ki yapmayacak da ben yapmadığım sürece.

20090314

osuruktan teyyare

2

yazık nan.
osuruktan teyyareye çok kızmıştım blogunu kapattı artıkın davetiyeyle adam topluyor bizleri dışladı diye. ne gereği vardı şimdi bunun ağız tadıyla okuyorduk birgüzel dedimdi. meğersem missipipi olmuş da gelmiş beni izlemeye bile devam etmiş o adresinden. damla olmasa jeton da düşmeyecek ben başka dünyalarda yaşadığımdan bu aralar. onu da izlemeye almış da o şeetti böyle böyle taşınmış falan diye. adını da hatırlayamadı 'misprimırımırı' bişeyler dedi. bugün girdim baktım da izleyenlerimden öyle buldum.
pek sevgili sabun köpüğümün sabun kokulu yanaklarından (hiç de öyle kokmuyor edebiyat parçalamak için öyle söylüyorum yıh yıh) öper şükür kavuşturana derim :)
0

sürekli onu ne kadar olumlu etkilediğimden bahsediyor. kimseye bu kadar rahat anlatamıyorum bişeyleri diyor. benimle konuştuğunda kendini ne kadar iyi hissettiğini söylüyor hep. ve gerçekten de ben hayatına girdiğimden beri hep pozitif şeyler oluyor hayatında. bu beni de sevindiriyor. çok iyi biri esasen. içinde bulunduğu piyasanın gereği olarak bikaç yıl sapıtık yaşamış. ama rahatsız gibi bu durumdan kelimelerle ifade etmese de. daha sonra da içine kapanmış zaten bikaç yıl öncesindeki gökhanı da kaybetmiş sapıtık gökhandan sıyrılmaya çalışırken. şimdi seninle dönüyorum yine o eski gökhana diyor.
gülüşümü nasıl çok seviyor. bi ton şebeklik yapıyor güleyim diye. sonra iltifat ediyor sonra ben çok utanıyorum geriliyorum falan. yapmasın böyle şeyler. o kadar alışmadım ben daha.
aramızdaki ortak yönlerin ne çok olduğunu vurguluyor. hatta aynı kelimeleri kullanıyoruz. yakalayıp yakalayıp söylüyor. çok ilginç buluyor.
uyumadan bir göreyim seni diye kamera açıyor. işe gitmeden göreyim diye kamera açıyor. seni düşünmekten uyuyamıyorum esprileri yapıyor. benim zaten çok ihtiyacım olan şeyler bunlar. bir yıldır ufak yollu bir flört bile yaşamadığımdan sevgi pıtırcığı gibi geziyorum.
hala kendimi çok kaptırmamakla birlikte birşeyler olabileceği ihtimalini de göz ardı etmiyorum. yaş farkımız biraz fazla. ama geleceği olursa sağlam bir ilişki olabileceğini düşünüyorum.
şimdi ben bunların tadını çıkarmak yerine içimdeki şüphelerle korkularla boğuşuyorum. doğru yapmıyorum böyle yaparak. yürümezse yürümez. herkes hata yapar. ama hata yapmaktan aşırı korkan biri olarak engelleyemiyorum kendimi.

iyiki varmışım. o da iyiki var.
0

yok ben oluyorum! olacam galiba! anaamm!
ediyoruz biz flört
baya baya çözdüm ben bunu biraz evvel. evet.
aanaaahhaamm!

20090313

gökhan

0

çok tesadüfi, hiç beklemediğim bir anda girdi hayatıma. ne o sordu ne ben izin verdim. birkaç günde öyle bir yer açtım ki hayatımda ona, o da açtı. ne yaşadıysa bugüne kadar neyden canı yandıysa hepsini anlattı. hayatımdaki o kocaman boşluk sanki onunla dolmalıymış bugüne kadar. yok öyle birşey aslına bakılırsa. yani hayalci bir yaklaşım bu ama şuanda ihtiyacım bu şekilde düşünmek. doğru veya yanlış. flörtleşiyor muyuz onu bile bilmiyorum mantıklı düşünürsek ama sabahtan akşama kadar vaktinin çok büyük bir kısmını bana ayırması hoşuma gidiyor. lafların arasına hıphızlı iltifatlar karıştırması, beni güldürmek için sekiz takla atması, pür dikkat beni dinleyip çok can alıcı sorular sorması ve hepsi bir yana bana her konuşmamızda çok fazla şey daha katması hoşuma gidiyor.
bilindiği üzere etiketlenecek yer arayan ve beklediği süre zarfında hacimce büyüyen bir aşk var şuanda içimde biryerlerde. ama üzülmek istemiyorum. zaten ruh halim darmadağınık son birkaç gündür. kendimi toplamaya çalışmayayım. o sebeple karşıdan çok bariz bir sinyal gelmediği sürece içimde büyümesine izin verme kararındayım. etiketlemiyorum yani henüz.
duman grubu bana hitap etmez pek. hiç etmemişti yada. dünden önceki gün (yada ondan önceki gün tam olarak bilmiyorum birkaç gündür gece gündüz kavramımı yitirdiğimden) gökhan pat diye dumanın dibine kadar şarkısını dinle hemen dedi. duman pek sevmem ben aslında kem küm yaptıma ama bu şekilde bir aciliyetle söyleyince merakımdan da açtım şarkıyı. ve şuanda beni en iyi anlatan şarkı diyebilirim.

'...şarkıya türküye lanet olsun, anlayamadın ya! ama anladı, o beni anladı! dibine kadar!...'

nasıl bir içtenlikle söylüyorum bunu. ve bu kadar da cuk oturur mu diyorum. sadece denizin kabiliyeti değilmiş demekki içimi okumak.!

bu anlayamayan da belli, anlayan da.
umarım anlayan sonsuza kadar anlamaya devam eder. anlamayan da anlamayan fakat benim için çok özel olan insan olarak kalır.

creation of adam

0


gökhanla konuşuyorduk yine. yemeğe gitti. ben de atölyede eskizini yapmamız üzere ödev verilen creation of adam tablosunu açtım. çizmekten ziyade inceleyip hangi psikolojide ne anlatmak için çizildiğini çözmek için.

çözemediğim birçok şey var. tanrı olarak resmettiği figürün etrafındaki figürler mesela. tanrının gökyüzünde durması için destekliyor hepsi. bir tarafından tutmuşlar. çok ilginç geldi bu bana. acaba dünyadaki tanrı inancı olanları mı kastetmek istemiş o şekilde diye düşündüm fakat tanrının o şekilde bir desteğe ihtiyaç duyacağını düşünmüyorum ki ilk insan ademin yaratılışını resmeden bir tablo bu. buna dair bir açıklama da bulamadım hiçbir yerde. kafama nasıl takılacak şimdi bu!

buradan damlama sesleniyorum. canım hani o kol var ya ademin altındaki, heh işte onun devamı var aşağıda da bir figür var aynı tablonun farklı versiyonlarında. ama ademin altındaki o adamların da ne iş yaptıklarını bilmiyorum :)

acaba michelangelo (miki) artistlik olsun diye mi çizdi onca figürü bak ben neler yapıyorum mesajı mı vermek istedi bizlere ahaha :D

20090309

0


bazıları iyiki vardırlar. pek vurgulanamasa da hayatlarda kapladıkları yerin önemi çok büyük mutluluktur varlıkları kimileri için. ne çok boşluğu doldururlar onlar bilmeseler de. yüzlerini gördüğünde, iki kelam ettiğinde içi kıpır kıpır olur insanın. hoşgeldin diyememişsindir hiç onlara layığıyla ama hoşçakal demek istemediğini de söyleyemezsin hiç.
zor zamanlar geçiriken ne kıymetlidir o sıcacık gülümseyişleri o özel insanların. halini hatırını sorması ne de değerli hissettirir kendini. sımsıkı sarılasın gelir. yada gelmez. bilirsin sen tökezlediğinde tutacaktırlar kuvvetlice, kimi zaman da hiç izin vermezler tökezlemene alırlar önündeki engeli, yürüdüğün yolları dümdüz ederler.
bazıları da özel olmaya çalışırlar hep. hayat hikayelerini bir solukta karşılarındakine anlatırlarsa ona kendini özel hissettireceğini, onun için önemli olacağını düşünürler. belki bir sıcaklık doğar bu tavırdan ötürü ama her insana duyulabilecek bir ilgidir o anda hissettiğin. uyursun uyanırsın yine çok fazla şey ifade etmeyen insandır o senin için.
bu aralar çok daha yakınız. sanırım aştık artık bazı şeyleri. hiç söyleyemedim size öneminizi.
seviyorum sizleri... iyiki geldiniz hayatıma! varlığınızı seviyorum...

NOT:Bu fotoğrafı çok seveceğinizi biliyorum, tıpkı benim de çok sevdiğim gibi hem de =)

20090308

0

Benim bir eleman vardı hoşlaştığım bir ay kadar önce.gittiğimiz mekanda çalışılıyordu.biz kesişmeye başlayınca daha sık gidildi o mekana tabi :) hatta ve hatta vişnem de aynı mekandan bir elemana kilitlendi benimkinin arkadaşı. (benimki demeyeyim yok öyle bir şey. cey cey diyoruz biz ona. ama adı ceyhun, ceyhan v.b. bişey değil hatta C bile yok adında :) yanlış bilgilendirilme sonucu peydah olmuş bir lakap, o şekil kaldı dilimde.) vişnem de o elemanla kesişmeye başlayınca gide gele yollarını eskittik o mekanın.facebooktan mesajlaşıldı falan hatta. ama en son mesajına cevap yazmadım. ilk attığım mesaja da 2 hafta sonra cevap vermişti. gerçi girmedi hiç o arada açtığımız fake adresten kontrol ediyorduk keh keh :D neyse kestik biz zaten gitmeyi. o cevap verinceye kadar da benim hevesim geçti :)
Dün erhanla buluştuk. biryerlerde bahsetmiş olmam lazım. elif geldiğinde onun evinde kalmıştık 1 gün. elifin kuzeninin arkadaşı hani. hemşerim. neyse nereye gidicez dedim ona o da cey ceyin çalıştığı mekanı önerdi, iyi gidelim dedim ben de. tam cey ceyin yanından geçerken biz trafik sıkışıktı biraz erhan 'geç canım' dedi. göz göze geldik cey ceyle o ara :D ahahahah :D çok eğleniyorum xD erhanla aramızda hiçbir şey yok bu arada. karşılıklı bi ilgilenilme falan var gibi ama kız arkadaşı vardı en son bildiğim kadarıyla. birkaç ay oldu gerçi ama aksi yönde bir bilgilendirme yapmadı sonuç olarak. neyse saat 10 gibi burcu aradı beni (yeni ev arkadaşım. bu arada ben çoktan taşındım o leventteki bulduğumuz eve) kapıda kalmış girememiş, tamam kalkıyorum dedim. kalktık erhanla beraber. beni eve bırakmayı teklif etti, yok ık mık dedim ama geldik beraber 12ye kadar falan bizde oturduk. burcu ve erkek arkadaşı geldi zaten o ara. bana photoshop öğretmeye çalıştı erhan ama pek başarılı bir öğretmen olmadığını kabul edip vazgeçti sonra :) beceremedi çünkü :)
Profesyonel makinesi var, çok güzel fotoğraflar çekiyor. hatta modellik teklif etmişti bana bir kaç ay önce. dün de hazır bulmuşken gidelim hadi çekime falan dedi ama objektiflerinin kaldığı arkadaşı çıkamayınca yattı. bu pek bi üzüldü ama ben zaten kurstan çıkmışım, öyle poz verecek halde değilim saçım başım birbirine girmiş falan. sonra sen istemediğin için olmadı falan diye bir ton çene yaptı bana ne alakası varsa :)
Bu blogumdan uzak kaldığım süre çerçevesinde biton şey oldu aslında daaa... ooff nasıl anlatıcam şimdi ben hepsinii :/
PANİK'in vokali gökhanla konuştuk msnini verdi hatta. denizin bir ara nişanlı olduğunu falan öğrendim dumur oldum. ama denizi gruptan çıkardığı için görüşmüyorlar artık. 10 yıldır tanıyor gökhan. insan olarak çok iyidir tek geçerim ama iş yapılmaz onunla tarzında laflar etti. ne kadar doğrudur bilmiyorum ama ben iş yapmicam zaten :)
Son olarak sevgili okurlarım hatırım için vereceğim linke girip KURBAN'ı seçerseniz bahtiyar olacağım. geleceğime yatırım yapıyorum! deniz biraz daha çok para kazansın ki daha bir refah içinde yaşayalım :P
http://www.travegofirarda.net/
NOT: Deniz de leventte ya hani, caddesine sokağına kadar adresimi aldı. her an kapı çalınabilir, çiçek ve tek taş pırlantayla bulabilirim onu karşımda :P (bu arada yapılacak en büyük hata: bana evlenme teklif edilirken pırlanta almaktır! hiç haz etmiyorum pırlantadan! arz ederim.)